skip to Main Content
Yüreğini Haramdan Sakın

Satış Noktaları

Yüreğini Haramdan Sakın

Sakınılan bir bakışla başlayan Gözlerini Haramdan Sakın yolculuğunun okyanusvâri rüzgârı Yüreğini Haramdan Sakın’la esmeye devam ediyor…

Artık buradaydı Betül, ulaşılmaz dediği adamın o çetin sınırlarının hemen dibinde… Yakınındayken daha sert esen Ömer’in rüzgârı artık Betül’ü daha fazla sarsıyor fakat o huzurlu serinliği de daha özel hissettiriyordu. Aralarındaki onca mesafeden geriye kalan sınırları aşmanın neler getireceğinden ikisi de habersizdi. Fakat bir gerçek vardı; artık o rüzgârda savrulan yalnızca Betül olmayacak, Ömer de kendi rüzgârının tadına bakacaktı.

Tehlike yaklaşmaya, silahlar patlamaya ve güneş de umursamazca parıldamaya devam ediyordu.

“Gözlerini açıp bana döndüğünde montumu tutup beni kendine çekti ve başımı göğsüne yasladı. Kahkahalarım karnımı ağrıtacak boyuta ulaştığında yüzümü kazağına doğru çevirdim. Kazağı gözyaşlarımla ıslanıyordu. Zor çıkan sesimle, “Şükür…” dedim. Öylesine değildi, tüm samimiyetimle söylemiştim; şu an için denilebilecek en güzel kelimenin bu olduğunu hissettiğim için…

Ömer önce güldü ve başım göğsüyle birlikte birkaç kez kalkıp indi. Sonra da omzumu biraz daha kendine bastırıp derin bir nefes aldı ve, “Şükür…” dedi; benim gibi…”

Yüreğini Haramdan Sakın

Kitaptan Alıntılar

"Ömer Günsur güzeldi, yüzü güzeldi ama ruhu daha güzeldi; zihninin arazilerinde attığım her adımı şükürle noktalayacak kadar hem de."
"Bana aldığın toka bir gün koptu ve ben üstünde senin izin olmayan başka bir tokayla saçlarımı toplamak istemedim."
"Sen zor bir adam değildin Ömer, imkânsızdın."
"Rüzgar sensin Ömer. Bazen kasıp kavuran, bazen saçlarımın rahatlatan fakat her daim ürperten bir rüzgar."

Kitap Hakkında Haberler

Back To Top