skip to Main Content
Benim Küçük Gözlerimden

Satış Noktaları

Benim Küçük Gözlerimden

“Bu kitabı diğerlerinden ayıran noktalardan biri, sevgisini hayvanlara cömertçe verebilenler için yazılmasıdır.”

Dünyamıza kendi küçük gözlerinden bakıp bize bizi anlatan Cross’un insanların dünyasındaki maceralarının mizahi bir dille anlatıldığı; dostluk, aşk ve mücadelenin eğlenceli hikâyesi…

Sıkı bir eğitim almış rehber köpeklerdendi Cross; zeki ve bir o kadar da hayat dolu.

Yeni sahibi Mario ise yaşamda yolunu bulmaya çalışan bir gençti. Yolları kesiştiğinde ise ikisinin de hayatı tamamen değişecek; ayrılmaz ikili olacaklardı.

Sahibiyle beraber üniversiteye gidecek, tabii “iki ayaklıların” severek içtikleri kahvenin ve kruvasanın tadına bakmak gibi muzipliklerden kendini alamayacak, Mario’nun -o henüz bilmese de- karısıyla tanıştığı o mucizevi âna şahitlik edecek ve ileride çocukları Toni’nin de en yakın arkadaşı olacaktı. Ta ki o hüzünlü son kapıyı çalana kadar…

Bu yaramaz ve eleştirmeyi seven karakter; özür dileyebilmek, sevmeyi bilmek, sadık olmak, doğanın önemini unutmamak, engelli insanların da bu hayatta bir söz hakları olduğunu hatırlamak gibi değerleri bize yeniden hatırlatacak.

Kitap okuma tutkusu nedeniyle yaşamının ilerleyen günlerinde gözlerini kaybeden ve bir rehber köpekle hayata tutunan yazarımız Emilio Ortiz bize, aslında kendisine hiç de yabancı olmayan bir hikâyeyi anlatıyor.

Benim Küçük Gözlerimden

Kitaptan Alıntılar

• “Bu kitabı diğerlerinden ayıran noktalardan biri, sevgisini hayvanlara cömertçe verebilenler için yazılmasıdır.”
• “Emilio’yu tanımak; insanlıktan, insan haklarını korumaktan ve hassasiyetten bahsetmek demektir. Tıpkı Homero ve destanı gibi, Emilio da klasikçi bir adam olarak gözleriyle görmeyi bilmez; kalbiyle görür.”
• Cross’un düşünceleriyle aktarılan her kelime kolektif empatinin bir parçası olmamızı sağlıyor ve “insan” olduğumuzu yeniden kanıtlamamız gerektiğini bize hatırlatıyor.
• “Doğa bizi nasıl rahatlatıyorsa, iki bacaklıları da öyle rahatlatıyordu. Onlar her ne kadar inkâr edip bu gerçeği değiştirmeye çalışsa da kökleri Doğa’ya aitti, kökleri oradaydı. Bu yüzden özümüze, ait olduğumuz ortama dönünce doğa bize gerçekte ne ve kim olduğumuzu hatırlatıyordu. Neyse, bugünlük felsefe yapmayı burada bırakacağım. Ne de olsa alt tarafı bir köpeğim ve böyle konuşmaya devam edersem biliyorum ki beni ciddiye almayacaksınız.”
• “Çok azdır; insanlar hatalarının farkına varsın da bizden özür dilesin. Garip bir tür değil mi?”
• “İnsancıklar bağlanmadan sevmeyi bilmiyordu. Çocukları oluyor, çocukları büyüyor, onlarla aralarındaki bağ hiç kopmasın istiyorlar; temas kurmaktan hiç vazgeçmiyorlardı. Bundan vazgeçmek, doğalarına karşı koymaktı onlar için. Kendileri için büyüttüklerinden ayrılmak istemiyorlardı.”
• (…) Farklılıklarımıza rağmen rehber-köpek ve sahibi arasında sağlam bir ilişki kurulur. Her iki taraf da bu ilişkinin mimarıdır. Birbirlerini sever ve birbirlerine eşit derecede ihtiyaç duyarlar. Öyle ki zamanla tek vücut hâline gelirler. Farklı ırktan ve birbirine oldukça az benzeyen iki hayvanın bu denli yakınlaşması kolay rastlanır bir durum değildir.

Kitap Hakkında Haberler

Back To Top